Dilbilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dilbilgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2008 Çarşamba

Cümlenin Ögeleri

ÖGE

Cümleyi oluşturan bölümlerin her birine öge denir. Anlamlı ve doğru cümleler kurmaya yarayan bölümleridir.

*Her öge görev ve anlam yönünden bir tek ögeye eşlik eder; onu tamamlar. Bu öge de yüklemdir. ­Birinci derecede önem taşıyan öge yüklemdir.

­İkinci derecede önemli öge öznedir.

Sadece yüklemden oluşan cümlelerde bile öznenin varlığı, yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır. ­Sonra tümleçler gelir ki bunlar zarf tümleci, dolaylı tümleç ve nesnedir.

*Bazı cümlelerde bazı ögeler hiç bulunmaz.

*Ögelerin tamamı kelime veya kelime grubu hâlinde olabilir.

*Yüklem genellikle en sondadır. Diğer ögelerin yerleri anlama, anlatıma göre değişebilir. Genellikle vurgulanmak istenen unsur yüklemin önündedir.

*Asıl yargının bulunduğu cümleler gibi, ona bağlı olan yan cümleler de ögelerden oluşur. Ögelerden oluşan bir cümle başka bir cümlenin ögesi de olabilir.

*Ögeler bulunurken,­

Önce yüklem, sonra özne ve sonra tümleçler aranır.

Sorular yükleme sorulup alınan cevaplar yüklemle birlikte tekrar edilmelidir.

Ögeler bulunurken tamlamalar ve diğer kelime grupları bölünmez.

Bağlaçlar öge sayılmamalıdır.

YÜKLEM

İş, kılış, oluş, hareket, durum bildiren; haber veren; cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli ögedir.

*Cümlenin temel ögesidir. Cümle yargı bildiren bir söz; yüklem de yargıyı üstlenen öge olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz.

*Yüklem, tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da. *Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öge yüklemdir.

*Diğer unsurlar, yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur.

*Fiil cümlesinin, yani iş, oluş, kılış, hareket, durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. Bu fiil, basit, türemiş ya da birleşik olabilir. Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur.

*İsim cümlesinin, yani iş, oluş, kılış, hareket, durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ek-fiille çekimlenmiş bir isimdir. Bu, isim soylu herhangi bir kelime (sıfat, zamir, zarf, edat) olabilir.

*Bir cümlede birden fazla özne, zarf tümleci, dolaylı tümleç, nesne bulunabilir, ama yüklem tektir. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir.

*Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Dinleyici yada okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar yada zaten bilinmektedir.

ÖZNE

Yüklemde bildirilen işi, oluşu, hareketi, durumu, kılışı yerine getiren; hakkında bilgi ve haber verilen ögedir. Yani yapanı veya olanı karşılayan unsurdur.

Özne, yükleme sorulan “ne?, kim?” sorularının cevabıdır.

Gerçek Özne: işi yapan ya da işten etkilenen öznedir.

Sözde Özne: işe etki etmeyen öznedir. Yüklem “n ve l” eklerini alır.

NESNE

Yüklemde bildirilen ve öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen öge nesnedir.

Belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Belirtme hâl eki alanlara (i hali) belirtili; yalın hâlde olanlara da belirtisiz nesne denir.

Belirtisiz nesneyi bulmak için; Ne? Belirtili nesneyi bulmak için Kimi? Neyi? Soruları yükleme sorulur.

Her gün gazete okuyorum.

Gazeteyi her gün okuyorum.

DOLAYLI TÜMLEÇ

“-e, -de, -den” eklerini alarak cümlenin, dolayısıyla yüklemin anlamını, “fiilin, çıkma (uzaklaşma), bulunma ve yönelme (yaklaşma) bakımlarından ilgili olduğu yer” yönünden tamamlayan ögedir. Yer tamlayıcısı da denir.

*Dolaylı tümleç, yükleme sorulan “nereye?, nerede?, nereden?, kime?, kimde?, kimden?, neye?, nede?, neden?” sorularının cevabıdır.

ZARF TÜMLECİ

Yüklemin anlamını zaman, durum, yön, miktar, tarz, vasıta, şart, sebep, birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır.

Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir.

*Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?, ne zaman?, ne kadar?, nereye?” ve “kiminle?, neyle?, niçin?, neden?, niye?” soruları sorulur.

Cümle Dışı Unsurlar

Cümlenin kuruluşuna katılmayan, yani öge olmayan ve dolaylı olarak cümlenin anlamına yardımcı olan unsurlardır.

Bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitaplar, ara sözler cümle kuruluşunun dışında kalan unsurlardır.

Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor.

Lâkin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.

Şair, sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın.

Ulu mabet, seni ancak bu sabah anlıyorum

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul.

Bahçeye indim; fakat çiçeklerin eski kokusunu alamadım.

KELİMELERİN YAPI VE ÖZELLİKLERİ

KÖK :

Bir kelimenin, daha küçük parçalara ayrılmayan, anlamlı en küçük parçasına denir.

Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır.

Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.

Kökler iki çeşittir:

1- İsim Kökleri

2- Fiil Kökleri

İSİM KÖKLERİ :

Bir varlığı, niteliği, ilgiyi veya duyguyu en kısa biçimde tanıtan köklere denir.

Dört çeşittir:

a) Varlık kökleri : Çöl, yol, sıra, ev…

b) Nitelik kökleri : İyi, güzel, kötü…

c) Duygu kökleri : Ah, vah, tüh, ey…

d) İlgi kökleri : Ben, sen, o, ile, için…

İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir.

Dilimizde isim kökleri en fazla üç heceden oluşur.

Örnek: Karınca, kelebek, araba…

FİİL KÖKLERİ : Hareketleri, işleri anlatan köklere denir.

Örnek: Gel-, otur-, ver- …

Sesteş (Eşsesli ) Kökler : Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir.

Örnek: Yaz, kız, geç…

GÖVDE : En az bir yapım eki almış olan sözcüklere denir.

Örnek: Uçak, gözlük, evci…

YAPILARINA GÖRE SÖZCÜKLER

1- Basit Sözcük : Hiç ek almayan veya yapım ekleri dışındaki ekleri almış olan sözcüklere denir.

Ev, yol, git, otur, evler, evi….

2. Türemiş Sözcük : İsim veya fiil köklerine çeşitli yapım ekleri getirilerek oluşan sözcüklerdir.

Evli, yolluk, gergin, başla…

3- Birleşik Sözcük : İki veya daha fazla kelimenin birlikte kullanılmasıyla oluşan sözcüklerdir.

Dedikodu, mirasyedi, Karaköy…

NOKTALAMA İŞARETLERİ

Yazıda karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri denir. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır:

1. NOKTA ( . )

„Hüküm, yargı bildiren, tamamlanmış cümlelerin sonuna konur:

Türk’üm. Okul açıldı.

„Bazı kısaltmaların sonuna konur:

Prof., Doç., Dr., İst., s., vb., Cad., Sok., Alm., Ar., Far., Fr., İng.

Nokta kullanılmayan kısaltmalar:

TBMM, TDK, D, B, K, G, KB, GB, KD, GD (sekizi de yön), m, cm, g, kg, l, C, Fe

„Sayılardan sonra sıra belirtmek için “–nci” ekinin yerine kullanılır: 5

0. yıl kutlamaları, Cumhuriyet’in 75. yılı, yılın 365. günü IV., II. Mehmet, XV. yüzyıl

„Üçlü gruplara ayrılan sayılar arasına konur[i][2]:

12.584.000, 325.355.254

„Tarihlerde gün, ay ve yıl rakamlarının arasına konur.

05.02.1972, 119.12.1996, 29.X.1923

Ay adları harfle yazılırsa nokta kullanılmaz:

29 Ekim 1923

„Saat bildiren sayılarda saat ile dakika arasına konur:

08.30, 14.40, 23.58, 00.20

„Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra konur:

I. II. A. B. 1. 2. a. b. i. ii.

„Bibliyografyada her künyenin sonuna konur:

Agâh Sırrı Levent, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, Ankara 1960.

„Matematikte çarpı işareti yerine konur: 4.5=20

2. VİRGÜL ( , )

„Cümlede birbiri ardınca sıralanan, eş görevdeki kelime ve kelime grupları arasına konur:

Uzun boylu, sarışın, gözlüklü ve sevimli bir çocuktu. (sıfatlar arasına)

Kalemini, defterini, çantasını ve hırkasını alıp gitti. (nesneler arasına)

„Aralarında biçimce ve anlamca ilgi bulunan (sıralı) cümlelerin arasına konur:

Umduk, bekledik, düşündük.Cemal Bey çantasını kapattı, yerinden kalktı, mahcup bir şekilde oradan ayrıldı.

„Cümlede özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra konur:

Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. (Atatürk)

„Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka öğeler girmişse) özneden sonra kullanılır:

Çocuk, soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu.

„Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar, kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır.

Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır.İhtiyar, bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu.

„Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur Akşam, yine akşam, yine akşam,

Göllerde bu den bir kamış olsam. (AH)

„Kendisinden sonraki cümleye bağlı olan “hayır, yok, yoo, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, baş üstüne, öyle, haydi, elbette” gibi kelimelerden sonra konur:

Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkçeleşiyor. ─Yoo, güvercinlerime dokunmayın, dedi.

„Hitaplardan sonra kullanılır:

Muhterem Hocam,Arkadaşlar, bu sorular yarına kadar çözülmeli!Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele, müsademe demektir.

„Arasözlerin ve ara cümlelerin (içe içe birleşik cümlelerde iç cümlenin) başında ve sonunda kullanılır:

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz.Bu söz, ister inanın ister inanmayın, doğrudur.

„Başkalarının sözlerinden yapılan veya yazanın kendine ait başka sözlerinden yaptığı alıntılar tırnak içine alınmamışsa iki virgül arasında verilir, cümle alıntı bir sözle başlıyorsa bu alıntı cümlesinden sonra virgül konur:

Hepinizi çok iyi tanıyorum, dedi. Onlar da, eğitimi en yüksek seviyeye çıkaracağız, demişlerdi.

„Yazışmalarda, başvurulan makamın adından sonra konur:

Türk Tarih Kurumu Başkanlığına,

„ Yazıların sonuna düşülen notlarda yer adıyla tarih arasına konur: Kuşadası, 7 Şubat

„Sayıların yazımında ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. Nokta kullanılmaz:22,4 2,5 125,255

„Bibliyografik künyelerde yazar adı, eser adı, basım evi vb. maddelerin arasına konur. Basım yeri ile tarihi arasına virgül konmaz: Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitap Evi, İstanbul 1938.

„Cümle içinde “ve, veya, yahut” bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz; başka noktalama işaretleri de kullanılmaz.

3. NOKTALI VİRGÜL ( ; )

„Aralarında şekil ve anlamca ilişki bulunan, birbirine bağlaçsız bağlanan ve aralarındaki duraklama kısa olan cümlelerin arasına konur:

At ölür, meydan kalır; yiğit ölür şan kalır.

Gitmemiz gerekiyor; bekleyenler var. (çünkü)

Okumuş bir kadın değil, ama anlayışlı; çok genç değil, ama güzel… (bununla birlikte)

„İki cümleyi birbirine bağlayan “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki, çünkü, yoksa, bundan dolayı, binaenaleyh, sonuç olarak, bununla birlikte, bununla birlikte” gibi bağlaçlardan önce konur:

Halis bir şiir fena okunabilir; lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz. (YKB)

Sıralı cümleler arasına giren bu bağlaçlardan önce nokta, virgül ya da noktalı virgül koyup koymamak yazara göre değişebilen bir üslûp meselesidir. „Virgüllerle ayrılmış tür veya takımları, farkı bölümleri ve örnekleri birbirinden ayırmada kullanılır: Murat, Yavuz ve Kâzım bir grup; Ahmet, Metin ve Mehmet de bir grup olsunlar.

„Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için kullanılır:

kavun, karpuz, kelek; lâhana, pırasa, ıspanak; bisküvi, kraker, çikolata…

„Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için bu sıralı cümleler konur. Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.

„İçerisinde birden fazla virgül kullanılmış cümlelerde öznenin kendinden hemen sonra gelen öğelere karışmamasını sağlamak için kullanılır:

Faruk; Kenan, Hulusi ve Mustafa ile yaşıt sayılır.

„Cümle içerisindeki açıklamalardan önce kullanılır:

Akşama dek hiç durmaksızın çalışmıştı; çok yorgundu.

4. İKİ NOKTA ( : )

„Açıklama yapılacak yerlerde kullanılır:

bestesiz:bestesi olmayan.sıfat: İsimlerden önce gelerek onların nitelik ve niceliklerini bildiren kelimeler.

„Bir cümleden sonra alıntı bir cümle geliyorsa veya bir söz naklediliyorsa iki nokta kullanılır:

Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?”O, başarının sırrını tek kelimeyle açıklar: Azim

„Kendisinden sonra örnek verilecek cümlelerin sonuna konur.

Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bazıları şunlardır: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem…

„Karşılıklı konuşmalarda kimin konuşacağı belirtildikten sonra iki nokta konur: ─Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

Ziraatçi sayar:

─Yulaf, pancar, nohut, mercimek…

„Kütüphanecilikte yazar ve eser adı arasına konur:

Yahya Kemal Beyatlı: Kendi Gök Kubbemiz

„Matematikte bölme işareti yerine kullanılır: 45:3=15

İki noktadan sonra bağımsız bir cümle geliyorsa bu cümle büyük harfle başlar; art arda örnekler sıralanıyorsa ilk örnek küçük harfle başlar:

Tam kapıdan çıkmak üzereyken sordu: Akşam erken gelecek misin?İnsan üç şeye benzer: ağaca, suya ve rüzgâra

İki nokta kullanılmış cümleler bazen aynı kelimeler kullanılarak ama iki nokta kullanılmadan da kurulabilir:

Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?”→Çocuk merakla, bana ne getirdin, diye sordu. vb.

5. ÜÇ NOKTA ( … )

„Art arda örneklerin sıralandığı cümlelerde benzer örneklerin sürdürülebileceğini ifade etmek için cümle sonunda kullanılır. Bu amaçla cümle sonunda kullanılabileceği gibi cümle içinde de kullanılabilir:

Fiillerin bazıları isimlerden türemiştir: başlamak, suçlamak, incelmek, çoğalmak…

Güneşli fırtınalar, renk renk çiçekler… ve başka insanlarla birlikte yeni bir hayata hazırlanıyordu.

„Bitmemiş veya bitirilmemiş cümlelerin sonun konur. Bazılarında okuyucunun cümleyi zihninde tamamlaması beklenir:

Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı…

Onu bir defacık görebilmek için nelere katlanmazdım ki…

„Söylenmek, belirtilmek istenmeyen ve kaba sayılan, söylenmesi ahlâken çirkin görülen kelimelerin yerine konur:

Olaya … Bey’in oğlunun da adı karışmış.Haberi …’dan dinledim.

Kılavuzu karga olanın burnu b….tan çıkmaz.

B….., 7 Nisan

„Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu, aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için kullanılır:“

…Annelerinin esvaplarını kızlar giyer, büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. Sırmalı çedik pabuçlar, kırmızı feraceler… Ah hele kırmızı feraceler… Baharın yeşil çimenleri üzerinde, seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı…” (Bahar ve Kelebekler;

„Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:

Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

─ Koca Ali… Koca Ali, be’ (Diyet)

„Karşılıklı konuşmalarda yeterli olmayan, eksik bırakılan cevaplarda kullanılır: ─Yabancı yok!

─Kimsin!

─Ali.. .

─Hangi Ali?

─…

6. SORU İŞARETİ ( ? )

„Soru anlamı taşıyan cümle ve kelimelerden sonra kullanılır:

Hangi elbiseyi beğendiniz?

„İçinde soru kelimeleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde soru işareti kullanılmaz:

Yapar mı yapmaz mı bilmem. (soru kelimesi nesneye dahil)Bu olayı bize ne zaman anlatmıştı, hatırlamıyorum. (soru kelimesi nesneye dahil)

„Bazı cümleler de soru kelimesi barındırmadığı hâlde soru cümlesidir. Bunlar soru işareti ile biter. Bu cümlelerin soru anlamı vurgu ve tonlama ile belirtilir: Yaşınız? Sen alacaktın? Gördün?

„Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda yay ayraç içinde kullanılır:

Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.1496 (?) yılında doğan Fuzuli...

„Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?), ( ?-1120)

„Soru eki soru anlamı katmıyorsa, zaman anlamı katıyorsa soru işareti de kullanılmaz.Akşam oldu mu sıla özlemi depreşir gurbetçilerde.

7. ÜNLEM İŞARETİ ( ! )

„İçinde ünlem ifadesi (haykırış, sevinç, kıvanç, üzüntü, acı, korku, hayret, ürperti, heyecan, nefret vb ani coşkunluklar) bulunan ve seslenme, hitap ve uyarı bildiren cümlelerden ve kelimelerden sonra gelir: Şşt! Sus bakayım.

Ünlem işareti, ünlem ifadesinden hemen sonra kullanılabileceği gibi cümlenin sonunda da kullanılabilir:

Eyvah, geç kaldım! Eyvah! Geç kaldım!

„Parantez içinde kullanılan ünlem işareti alay etme, hafife alma, küçümseme, inanmama, kinaye anlamları katar: İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş.

Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

8. KESME İŞARETİ ( ’ )

„Özel isimlere eklenen çekim eklerini ayırmak için kullanılır.

Mustafa Kemal’e, Ankara’yı, Türkiye’de, Kızılırmak’ı,

Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz:

Türkiye Büyük Millet Meclisine, Mamak Anadolu Lisesi Müdürlüğüne,

]Yabancı isimlere getirilen yapım ve çekim ekleri okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır:

Shakespeare’in, Moliere’e, Honolulu’lu

]Kişi adlarına sonradan eklenen unvanlara eklenen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz.

Zeynep Hanıma, Ayhan Beyden, …. Efendinin, ….. Paşayı…

]Sert sessizle biten özel isimlere ünlüyle başlayan ek getirildiğinde ismin son sesi korunur, ama söyleyişte yumuşama olur. Zonguldak’ı (Zonguldağı), Sinop’a (Sinoba), Ahmet’in (Ahmetin)

]Özel ismin yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve eki de kesme işaretiyle ayrılmaz.

]Yabancı isimler hariç diğer özel isimlere yapım ve çokluk ekleri getirilerek yapılan kelimeler büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz. Bu eklerden sonra gelen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz. Türklük, Türkçü, Türkleşmek, Türkçülüğün, İslâmlaşmak, Türkolog, Darvinci, Sivaslı, Ankaralı, Ankaralıdan, Türkçecilik, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Mustafa Kemallerden, Ereğliler…

Bu özel isimler, türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz:Panislâmizm, Panturanizm, Pantürkizm…

„Özel isimlere eklenen –lı, -siz, -ci yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz: Ankaralı, Atatürkçü, İstanbulsuz…

„Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen ekler okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır:

DSİ’ye, ÖSS’de, TCDD’ye, TBMM’nin…

Küçük harflerle yapılan kısaltmalarda kelimenin okunuşu esas alınır:

kg’dan, cm’yi, mm’den Ancak büyük harfle yapılıp da okunuşu esas alınan kısaltmalar da vardır ki bunlar bir kelime gibi telâffuz edilebilmektedirler:ASELSAN’a BOTAŞ’ın, NATO’dan, UNESCO’ya…

Sonunda nokta bulunan kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılmaz. Ek kelimenin okunuşuna göre belirlenir:vb.leri, mad.si, Alm.dan, İng.yi, Nu.dan

„Sayılardan sonra gelen ekler de kesme işaretiyle ayrılır. Sıra sayılarında hem nokta hem kesme kullanılmaz:

1972’de, 1881’de, 2000’den, 12’nci…Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir:Onar, beşer, yüz yirmişer, yüz ellişer milyon…

„İki kelime sonradan birleştirildiğinde ve (özellikle şiirde vezin gereği) bu kelimelerden ikincisinin ilk ünlüsü düşürüldüğünde düşen ünlünün yerine kullanılır:

ne oldu → n’oldu, ne etsin → n’etsin, ne eylesin → n’eylesin, Karacaoğlan → Karac’oğlan (Şiir dışında Karacaoğlan’dır.),

„Özellikle belirtilmek istenen ek, harf ve kelimelerden sonra kullanılır:

A’dan Z’ye, -daş’la türemiş kelimeler… Bazı kelimelerde b’nın m’ya dönüştüğü görülür.

(„Aldığı ekle bir başka kelime ile karıştırılabilecek olan kelime köklerinden sonra kullanılır:

Tava’nın rengi neden böyle olmuş?

Bilgi’nin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir.)

„Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığı zaman kesme işareti yay ayraçtan sonra konur:

Yunus Emre (1240?-1320)’nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin

Ancak cins isimlerinden sonra yay ayraç geliyorsa yay ayraçtan sonraki ek kesmeyle ayrılmaz:

İmek fiili (ek fiil)nin

9. TIRNAK İŞARETİ ( “ ” )

„Başka birinin yazısından veya sözünden, hiç değiştirilmeden yapılan aktarmalar tırnak içinde gösterilir. Alıntı cümle(ler), büyük harfle başlar, noktayla biter. Alıntı cümleye ait olan noktalama işaretleri tırnağın içinde kalır. Asıl cümle de daha bitmediği için küçük harfle devam eder:

Yaşlı kadın, “Yetişin!” diye bağırdı.
“Okuyorum büyükanneciğim.” dedi.
(Ömer Seyfettin; Bahar ve Kelebekler)

„Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır: “Küçük salonun fes renginde, kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı, muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi bir sema… Çiçekli ağaçlar… Uyur gibi sessiz duran deniz… Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar, korular, beyaz yalılar…”

„Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen kelimelerden ve sözler tırnak içine alınır. Bazen tırnak işareti kullanmak yerine bu kelimeler koyu harflerle veya altı çizilerek de yazılabilir. Bunlar cümle değillerse küçük harfle başlarlar:

Birçoğu “edebiyat” kavramını yeni öğreniyordu.Uzaklık ifade etmek için “ta” kullanılır.

„Kitap isimleri ve yazı başlıkları yazıda tırnak içinde gösterilir. Bunlardan sonra kesme işareti kullanılmaz; çünkü tırnak işareti aynı zamanda kesme işaretinin görevini de üstlenir: Tanpınar’ın tek denemesi,”Beş Şehir”dir.

10. TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ )

„Doğrudan yapılan ve tırnak işareti ( “ ” ) içinde gösterilen sözlerin içinde başka bir alıntı söz daha varsa bu da tek tırnak işareti ( ‘ ’ ) içinde verilir:

Hasan: “Yolda Yücel’i gördüm, ‘Yarın sizin sınıfla maç yapalım.’ dedi”

„Tek tırnak bir de dil yazılarında örnek olarak verilen kelimelerin anlamlarını göstermek için kullanılır: Göktürk Anıtları’nda geçen bodun ‘millet, kavim’, sab ‘söz’, tüketi ‘tamamen’ gibi kelimeler artık kullanılmamaktadır.

11. yay ayraç ( ( ) )

„Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan, yazının ve sözün aslında olmayıp, sonradan eklenmiş olan açıklayıcı kelimeleri ve söz gruplarını göstermek için kullanılır:O tarihte (1980) henüz sen yoktun.Türk edebiyatının üç kolu da (halk edebiyatı, divan edebiyatı, yeni Türk edebiyatı) büyük farklılıklar gösterir.

Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapatıldıktan sonra yazılır:

Yunus Emre (1240?-1320)’nin

“yani” ile yapılan açıklamalar yay ayraç içine alınmaz. Babasından, yani okumasında büyük emeği geçen insandan daha ne isteyebilirdi ki?

„Sözün söylendiği anda olup biteni, konuşanın hareketlerini ve durumunu belirtmek için kullanılır. Özellikle tiyatro eserlerinde çokça kullanılır:

İhtiyar ─ (Yerinden doğrulur.) Şimdi ne olacak?

„Alıntıların yapıldığı eser ve yazar adı yay ayraç içinde verilir:

„Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu, aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için üç noktayla birlikte kullanılabilir:

“(…) Annelerinin esvaplarını kızlar giyer, büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. Sırmalı çedik pabuçlar, kırmızı feraceler.

„Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda soru işaretiyle birlikte yay ayraç kullanılır:

Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.1496 (?) yılında doğan Fuzuli…

„Söze alay etme, hafife alma, küçümseme, inanmama, kinaye anlamları katmak için Ünlem işaretiyle birlikte kullanılır:

İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş.

„Yabancı kelimelerin okunuşları parantez içinde verilir: Rousseau (Ruso) Fransız edebiyatında romantizmin önemli temsilcilerinden biridir.

12. KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] )

„Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dışta köşeli, içte yay ayraç kullanılır:

Kütüphanemize Türk edebiyatı tarihi kitapları [En başta Resimli Türk Edebiyatı Tarihi (Nihat Sami Banarlı)] alınmalı.

„Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır:

Yekta Bahir [Ömer Seyfettin], Yeni Lisan, Genç Kalemler.

„Bilimsel çalışmalarda, metinde bulunmadığı hâlde araştırmacı tarafından tamamlanan kısımlar köşeli ayraç içinde verilir:

Babam kağan öldüğünde küçük kardeşim Küş-tegin ye[di yaşındakaldı…]

13. KISA ÇİZGİ ( - )

„ Satır sonunda, yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu, yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kullanılır. Bu görevde kullanılınca birleştirme çizgisi denir.: Ses-

sizce, titreye titreye ağlıyor.

„Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır

.…………………………………………………………………………………………………………. ba-

şöğretmen Atatürk ……………………………………………………………………………….. il-

kokuldayken …………………………………………………………………………….Karaosma-

noğlu’nun…………………………………………………………………………..

„Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez. Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır :…………………………………………………………………………………………………………….a-rabayla ………………………………………………………………………………………………..u-çurtmamızın …………………………………………………………………………………….cami-i ………………………………………………………………………………………………………niha-î…………………………………………

Doğruları şöyle olacaktır:

…………………………………………………………………………………………………………ara-bayla ……………………………………………………………………………………………..uçurt-mamızın ……………………………………………………………………………………………..ca-mii ………………………………………………………………………………………………………ni-haî…………………………………………

„Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz:

…………………………………………………………………………………… Geçen yıl Ankara’

daki akrabalarımıza …………………………………………………………………………1996’

da ………………………………………….

„Cümle içindeki arasöz ve ara cümlelerin başına ve sonuna konur:

Bütün bebekler –Zeynep Nermin hariç- çoktan uykuya dalmışlardı.

„ Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur: İkinci dünya savaşı (1939-1945) tam altı yıl sürmüştür.

„Bazı terimlerle kuruluş adlarında kullanılır:

:isim-fiil, zarf-fiil, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi…

„ Birbiriyle ilgi kurulan iki isim arasında kullanılır: Türk-Yunan ilişkileri.Sivas-Ankara arası trenle yüz yıldır 12 saatte gidiliyor.

„ Rakamlar arasında kullanılarak ila anlamı verir: 3-4 kişi

„Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır:

458-54=404

„Adreslerde semt ile şehir ismi arasına konur: Demirlibahçe-ANKARA

„ Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini ifade etmede, kelimeleri eklerine ayırmada, ekleri tek başına göstermede ve kelimeleri hecelemede kullanılır: oku-, yaz-, gönder-, sevindir-; yaz-dı-k, yol-cu-luk, -de, -i, -ki,

„Bazı yabancı kelimelerde kullanılır: Sainte-Beuve, by-pass, check-up…

„Bilimsel yazılarda, Arapça ve Farsça tamlamalarda ve bazı ibarelerde kullanılır:Servet-i Fünun, Divanı, Lûgati’t-türk, Aşk-ı Memnu, bülbül-i şeydâ, âteş-perest, vatan-perver, bilâ-ücret, bî-çâre, hokka-bâz, nâ-mağûb…

14. UZUN ÇİZGİ ( ─ )

Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın ve konuşmacının değiştiğini belirtmek için cümlelerin başında (satır başında) kullanılır. Konuşma çizgisi de denir.

Şinasi Halil Bey’e baktı ve:

─Bu mektup sana, dedi.

─Bana mı, kimden?─Evden olacak!

─Evden? Ne münasebet?

Şinasi Bey mektubu aldı. Saide’nin yazısı ile şu satırları okudu:

…

15. Eğik Çizgi ( / )

„Şiirlerden alıntı yapıldığında, yan yana yazılan mısraları ayırmak için kullanılır:

Yüzükoyun yatma diyor annem / Yatar mıyım hiç, / İster miyim / Yüzümün / Koyun olduğunu? (FHD)

„Adreslerde apartman ve daire numaralarıyla semt ve şehir isimleri arasına konur: Altay Sokağı, Nu: 21/6 Kurtuluş/ANKARA

„Dil bilgisinde eklerin ünlü ve ünsüz uyumlarına göre aldıkları farklı şekillerini göstermek için kullanılır:-a / -e, -an / -en, -madan / -meden, -dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü

„Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 125/5=25

„Bilgisayar ve internet dilinde eğik çizgi olarak //, / ve \ işaretleri kullanılmaktadır.